Kayıtlar

tragedya etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Katharsis Üzerine - Oğuz Arıcı

Resim
  Katarsis: Pathos’un Berraklaşması Katarsis , miasma-krisis-katarsis modelindeki en tartışmalı aşamadır. Bunun başlıca nedeni, bu terimin trajediyi tanımlayan tek bir cümlede kullanılması ve yeterince açıklamamış / örneklendirilmemiş olmasıdır. Katharsis 'in nerede gerçekleştiği (izleyicide mi yoksa metinde mi); eğer bir “arındırma” ise, neyin arındırıldığı veya temizlendiği; bu sürecin nasıl gerçekleştiği; ve dolayısıyla katharsis 'in ne anlama geldiği tamamen belirsiz bırakılmıştır. Bu bakımdan, katharsis , Poetika ’nın en az önem verdiği kavramlardan biridir; aslında, bu terim sadece bir kez geçmektedir (ikinci kullanım Orestes'in suçtan "arınması" içi kullanılır). Bununla birlikte, özellikle 16. yüzyıldan sonra katharsis, dramatik teorinin en önemli kavramlarından biri haline gelmiştir. Stephen Halliwell, katharsis yorumlarını altı ana kategoriye ayırır. Onun “ahlaki” veya “didaktik” olarak adlandırdığı ilk okuyucu grubu, trajedinin izleyicilere ahlaki bir ...

Taklidin Nesnesi (1448a1-9) Üzerine - F. Else

Resim
  “Taklit edenler eylemde bulunan insanları taklit ettiklerine ve bu kişiler zorunlu olarak ya üstün ya da aşağı nitelikli insanlar olduklarına göre —çünkü belirgin karakter özellikleri hemen her zaman yalnızca eylemde bulunan kişilerde gelişir [zira bütün insanlar karakter bakımından kötülük ve iyilik açısından birbirlerinden ayrılırlar]—,   tıpkı ressamların yaptığı gibi, ortalamanın üstünde ya da altında olan insanları [ya da bizim gibi olanları] taklit ederler. Nitekim Polygnotos ortalamanın üstünde, Pauson ise ortalamanın altında olan insanları resmederdi [Dionysios ise gerçeğe uygun insan tasvirleri yapardı]. Buradan, yukarıda sözü edilen taklit biçimlerinin her birinin de kendi içinde bu ayrımları barındıracağı ve bu şekilde farklı nesneleri taklit etmeleri bakımından birbirlerinden ayrılacağı açıktır.”   ( Aristoteles Poetika, 1448a1-9)

Aiskhylos – Orestes Üçlemesi (Oresteia) NOTLAR

Resim
Oyun 458 yılında Akropolis’in (Atina) güney yamacında bulunan Dionysos Tiyatrosunda oynanmıştır. Agamemnon 1. Prolog: Gözcü (1-39) (i) Gözcü’yü oynayan oyuncu, skênê denilen kulis kapısının üzerindedir. (ii) Gözcü’nün ilk sözü: “Çektiğim eziyetler sona ersin...” *Gözcünün beklediği nedir? Truva’nın düştüğünü haber verecek meşale ışığı… Gözcü bekleyişin zorluklarından tükenmiş bir haldedir. Bir de “Erkek iradeli kadın” (Çeviride “erkekçe hesapçı”) (Klytaimestra) sabırsızlanmaktadır. *KADIN – ERKEK: Oyun boyunca, toplumsal rollerin sürekli olarak yer değiştirildiği gözlenecektir. (iii) Meşale: “Sevinç getirecek” tir. Ve meşale görünür (20) Meşale göründükten sonra sevinç kısa sürer. Gözcü’nün endişesi devam eder.  Daha fazla konuşmak istemez: “Dilimde öküz asılı”: Orpheci konuşma biçimi. “Saray kendi konuşsun. Apaçık konuşur ya!” 2. Koro Girişi  (40-257) (i) eisodoi denilen girişten ağır ağır gelirler. Koro 12 yaşlı-kostümlü oyuncudan oluşmaktadır. Ork...

YEDİ KAPILI THEBAİ – ÖKM SAHNESİ

Resim
Birkaç gün önce ÖKM Sahnesi’nin hazırladığı Yedi Kapılı Thebai adlı çalışmayı izleme fırsatı buldum. Öncelikle söylenmesi gereken, bu çalı şmanın ÖKM Sahnesi’nin daha önceki yıllardaki çalışmaları İki Seyirli Oyun (2003-2004) ve Mehmet’in Hikayesi (2005-2006) gibi metin yazma çalışmalarının bir devamı niteliğinde değerlendirilebileceğidir. ÖKM Sahnesi’nin tarihinde daha eskilere gidildiğinde de yine benzer çalışma örneklerine, en azından metne dramaturjik müdahalelerde bulunulduğu, oyunlara ek sahneler yazıldığı çalışma örneklerine rastlanabilir ( Cimri’nin Uşakları, Don Cristobita vb. gibi). Özgün metinler üretme, kolaj ve uyarlama gibi çalışmaların üniversite tiyatrolarının özellikle tercih etmesi gereken yollardan biri olduğu kanısındayım. Genellikle üniversite tiyatro kulüplerinde oyunculuk, ses ve beden çalışmaları ile kuramsal okumalara belirli bir önem verildiği ni biliyorum. Fakat oyun yazma ya da özgün tasarımlar yaratma konusunda tiyatro kulüplerinin aynı motivasyonu ...